oturma odası.

11 Nisan 2012 Çarşamba

Sıfırlarda Rakamları Bulmak

Bu sabah, her sabah gibi yine uyandım. Her zaman ki gibi ilk yaptığım şey sigarama sarılmak oldu. Kahvaltı yapmadan önce hemen yaktım. Yine dumanından rahatsız oldu gözlerim. Bitti, ben de söndürdüm. Aslında bitmeden söndürdüm. Bu yaptığıma da ''ölçülü davranış'' kılıfını geçirdim. Ama bu gün farklı. Görünürde aynı ama içimde... içimde çok farklı.

Yıprandım. Bir havucu rendeler gibi... Her sabah kalktığımda havucu ben rendelerdim. Ama bu sabah ben rendelendim. Elimde olanlar, olmayanlardan daha az. Deniyorum ben de işte olmuyor. Tüm yollar kendime dönüyor. 

Evet kalktım. Ama bir şey unuttum ya... Her zaman yaptığım bir şeyi unuttum. Arkadaşım aradı. Konuştuk. Ha! Sonunda buldum dedim. Ben her sabah kalkarım ve sigaramı yaktıktan sonra odamda ki pencereden bakarım dedim. Kapattım telefonu. Cama koştum. Camdan bakıyordum. Ama dışarıya değil. Ruhumun derinliklerine bakıyordum. Bir şey yoktu o derinlerde. Her sabah olurdu ama bu sefer neden olmadı. Sonra anladım. Camda yağmurun bıraktığı buğu vardı. Camdan dışarıya bakmak istedim. Ama buğuyu da silmedim. Sanki bir yarım daha değil dedi. Ötekisi de sil buğuyu ve sonsuza kadar orada kal dedi. 

Belki de silmeyerek camımın buğusunu kaçtım ruhumun derinliklerinde olanlardan. Sonra bir cesaret açtım camı. Rüzgar... ah rüzgar. Aklıma şu satırlar geldi:

Ne var bana ne oldu?
Odama nasıl doldu 
Birdenbire bu meltem
Ve dalgalandı perdem
Havalandı kağıtlar 
Odamda kıyamet var.

Yüzüm odama dönüktü. Evin duvarlarında, artık iyice yıpranmış perdelerinde, içeri dip dibe sığışmış bir iki parça külüstür eşyada yalnız benim görebildiğim izler vardı. Artık farklı bakıyordum. Hangi izin ne anlama geldiğini ezbere biliyordum. Çünkü o izler bendim. Yalnız odamda değil, ruhumda ki, bedenimde ki izleri de biliyordum. Artık biliyordum. Dedim ya bu gün farklıydı. Çok farklı... Bu gün ben, bu yağmurlu günde duygularımı saklayacağım bir şey arıyordum. Buldum. Her şeyi de itiraf ettim kendime. Hayatımın hiçbir evresinde aşka inanmayan ben aşık oldum. Bu gün ben de geçtim o mahşerin içinden. 

Tanrım... Seni seviyorum... Onu özlüyorum... Kendimi de affediyorum....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder