bu cümlelere kalbinde yer veren insanlara
*yalnızlık üzerine -yine ve yine-
Yalnızlığı anlatmaya çalıştık. Kendimizce afili tanımlamalar yaptık. Her şiirde yalnızlığı gördük, her romanda masum karakterin yalnızlığını okuduk. Oysa yalnızlık, her şeyin toplamıydı. Oysa yalnızlığa her şeyin toplamıydı derken bile, yalnızlığı bir kalıba sığdırmaya çalıştık. Ve en büyük hatayı da, yalnızlığı aşk'a mâl etmekle yaptık.
*aşk'ın şiirlerle olan ilişkisi üzerine -yine ve yine-
Aşk'ın yaşaması için gerekli hava şartları
Sadece
Şiirlerde vardır!
*çiçekleri kıskanan kelebekler üzerine
Hayata gözlerini yeni açmış bir bebek
Güzelliğindeki o masum çiçeği
Anlatamam burada
Kabul etmez kelebekler!
*güzel birkaç adam üzerine
Bir gece ansızın "Ben de yazacağım ulan! Şu kahpe dünyanın kalbine bir mızrak da ben sallayacağım!" diye celalleniverdim.
Sonra murat menteş diye bir herifin dublörlü mublörlü bi romanını okudum, yazmaktan vazgeçtim! Bu şokun üzerine yetmezmiş gibi ah muhsin ünlü diye ismi tuhaf (ki öğrendim ki, gerçek ismi onur ünlü imiş) bir herifin alen.. alen neydi lan.. heh, alengirli şiir diye bir şiirini okudum, şiirden vazgeçtim!
Şu an anladım ki böyle adamlar yazıyorken, benim yazmam caiz değilmiş abiler. Allah günah yazarmış.
Son zamanlarda da franz kafka diye bir gençten söz ediyorlar. Hayır, onu asla okumayacağım, yaşamaktan da vazgeçmek istemiyorum!
*bok üzerine
Teorik olarak yemek yemek bizim için ne kadar önemliyse, sıçmak da o kadar önemli.
İnsan su içmeden yaşayamazsa, sıçmadan da yaşayamaz.
Fakat yemek yerken gösterdiğimiz özeni, (amına koyim) (maalesef) sıçarken göstermiyoruz.
Yemek duası var mesela.
Kaçınız sıçarken dua ediyor?
*ölüm üzerine
Ölüler hayal kuramıyormuş, öyle dediler.
Ben de bu yüzden bir süre daha yaşamaya karar verdim.
bd.
onaltı.sıfır2.ikibinon3
