oturma odası.

23 Ocak 2013 Çarşamba

8. 15 vapuru

8. 15 vapurundaydı ve nasıl öleceğini kurguluyordu genç adam.

Ardından vapur kalktı, Beşiktaş'a geçti.
Genç Adam vapurdan indi, 32 saniye ışıklarda bekledi, karşıya geçti, çarpıştığı bayandan özür diledi, iş yerine vardı, patrondan azar işitti, öğle yemeğinden sonra bir sigara içti, işten çıktı, sokağın girişindeki bakkaldan bir ekmek aldı, evine gitti, evinde onu bekleyen yalnızlığıyla sevişti, televizyonun karşısına geçti, kanalları dolaştı, çok boktan bir siyaset programına takıldı ardından uyuyakaldı ve osura osura uyudu.

Sabah kalktı, kahvaltı etmeden evden çıktı, köşedeki pastaneden poğaçasını aldı, Kadıköy iskelesine geldi, akbilini o siktiriboktan alete dokundurdu ve vapura bindi.

8.15 vapurundaydı ve nasıl öleceğini kurgulamaya devam ediyordu genç adam.

Belki de ölüyordu. Ya da çoktan ölmüştü.

Sigara aldığı büfedeki adama sordu: "Abi sence ben ölü müyüm?" Cevap alamadı. Patronuna sordu: "Efendim sizce ben ölü müyüm?" Cevap alamadı. İskeledeki güvenlik görevlisine sordu: "Kardeş sence ben ölü müyüm?" Yine cevap alamadı.

Genç Adam, gerçekten ölüydü. Sadece kabullenmesi için biraz zamana ihtiyacı vardı.

bd.
yirmiüç.sıfırbir.2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder