o çok sevdiğim mavi gömleğin vardı üzerinde
pek bir afiliydin doğrusu
bir de o ibne oğlu ibne vardı yanında
elini tutmuştu
sırıtıyordu sana
seni sevdiğini tekrarlayıp duruyordu soktuğumun yalancısı
sırıtırak söylüyor bir de Necla, sırıtarak
sen bu çocuğa nasıl tahammül edebiliyorsun
bak Necla, şu yaşlı kaldırım taşları var ya
aralarından otlar fışkırmış olan o kaldırım taşları
iyi bak onlara
seni onun kollarında görmekten utanır haldeler
bak Necla, şu gördüğün ahşap evler var yapek bir afiliydin doğrusu
bir de o ibne oğlu ibne vardı yanında
elini tutmuştu
sırıtıyordu sana
seni sevdiğini tekrarlayıp duruyordu soktuğumun yalancısı
sırıtırak söylüyor bir de Necla, sırıtarak
sen bu çocuğa nasıl tahammül edebiliyorsun
bak Necla, şu yaşlı kaldırım taşları var ya
aralarından otlar fışkırmış olan o kaldırım taşları
iyi bak onlara
seni onun kollarında görmekten utanır haldeler
duvarlarına adlarımızı kazıdığımız o ahşap binalar
iyi bak onlara
eline tutan kravatlı pezevengin üzerinde enkaz olmak ister haldeler
oysa o ahşap evler, o yaşlı kaldırımlar
bizi severlerdi Necla, bilirdin
ben de seni severdim, hem de çok severdim, bunu da bilirdin
fakat bilmemezlikten gelirdin
bd.
yirmialtı.01.2013
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder