oturma odası.

5 Şubat 2013 Salı

Ya da;

Gökyüzü yağmış yağmurdan. Her yer o kadar mavi ki o kadar olur. Kuşlar güneye göç etmekten vazgeçmiş, baktım hepsi kuzeye. O gün; bardağın her tarafı dolu. Hiç kimse kalkmamış solundan. 
Sen ki hep gülmüşsün; gözlerime. Daha bir gün ne kadar harikulede olabilirmiş ki? Olamamış zaten. Elaydı gözlerin ve parıldardı. Bana mı sadece, yoksa herkese mi bilmem ama her biri gün ışığı değerinde. O günün akşamı kalbim takılı kalmış paltona. Saç telim nasıl yapışmışsa kazağına, öyle işte. Dedim ki sana; o huysuz biraz, biraz aklı bir karış hava da ama yeterince beyaz. Alıngandır dedim bir o kadar da kırılgan. Şimdi gittiyse sana kalbim, dönmez bir daha bana. Sev onu. Çok kez sev. Sonsuz sev. Ama sevemeyeceksen ve günün birin de geri getireceksen onu bana, şimdiden geri ver. Çünkü sana alışırsa kalbim, kendini senin bir parçan sanır. Ve hatta utanmaz kalbinin yerine koyar kendini; atmaya çalışır, çabalar. Ve sonra sen bunu görmezsen ne olur biliyor musun? Yavaş yavaş ölür orada, ruhun duymaz. 

Ya sev onu, ya öldür.
Ya sonsuz kadar kal bu yüzden ya da şimdiden yürüdüğün yolu geri dön. 
Artık benim o diyorsan, al koy başucuna ya da. Ya da boş ver.

O gün kalbim kalmış kıyında köşende işte.
Fark etmemişsindir bile.

                                                                                                          cansusena- şubat/13

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder