*şiirin son demlerine dair
Cemal Süreya, öldü. Edip Cansever, öldü. Ece
Ayhan, öldü. Turgut Uyar, öldü. Atilla İlhan, öldü. İlhan Berk, öldü.
Şair öldü ve boynu bükük kaldı şiir. Şair öldü, bokunu çıkardılar şiirin. Şair
öldü, maviyi kirlettiler. Şair öldü, geceyi kana buladılar. Şair öldü, şiirin
anasını sattılar. Anasını sattılar ulan, sattılar. Şiiri ticarete
dönüştürdüler. Şiirden para kazandılar. Şiiri orospu ettiler. Bir gece okuyup
ertesi sabah, yastığın altında bırakıp gittiler şiiri.
Şair öldü. Şiirin ise son demleri.
*jüpiter'e dair
Jüpiter; güneş sisteminin obez gezegeni. Bir
diyetisyene ihtiyacı var.
*gece ile gündüzün ilişkisine dair
Gündüz ile gecenin birleştiği karanlık
-güneşin bulutlarla seviştiği o muhteşem kızıllık-
Gece ile gündüzün ayrıldığı aydınlık
-güneşin bulutlara merhaba dediği o muhteşem sarılık-
*sevilen kişiyle olan yakınlığa dair
Sevdiğin bir kişi
hakkında ne kadar az şey bilirsen, o kadar berrak ve kocaman kalır sevgin.
*aşk ve karınca yuvalarına dair
Aşk diyorsunuz ya, orada
iki saniye durun bayım.
Aşk, kapanmasına ramak kalmış karınca yuvasında saklı.
Ulaşmak içinse, -en az- karıncalar kadar çalışmak gerekli bayım.
*bir kısa hikâye
Sever gibi yaptı, sevmedi. Gider gibi yaptı, gitti.
İşte bu kadar kısaydı benim hikâyem.
mutlu ölümler!
30.mart.2013
oturma odası.
30 Mart 2013 Cumartesi
25 Mart 2013 Pazartesi
neclalı şiyirler. 6.
hiçbir necla'nın kalbi kırılmamalıdır
...
Karanfil kokan ruhumun en geniş açılı köşesinde...
Yalnız ve yoksun sokaklarda
Bulutların koynunda
Ağaoğlunun sıçtığı gökdelenlerin gölgesinde
Kuşların banklarda sohbet ettiği bir vakitte
Uzaklardan, çok uzaklardan
Ölümün bile beni bulamayacağı kadar uzaklardan
Seni seviyor olacağım
Hâlâ
Seni seviyor olacağım
Ve aynı zamanda
Yanımda zerdüşt'le çekirdek çitliyor
Nietzsche'yle pembe dizi izliyor olacağım
"Neclalar giremez!" diye yazdıracağım
Cehennemin kapısına büyük büyük puntolarla
"Yeryüzündeki hiçbir Necla'ya bulaşmak yok!" diye
İblisle kavgalar edeceğim
Cehennemden sana posta posta mektuplar göndereceğim
Ben, Necla, biliyorsun işte
Seni hâlâ seviyor olacağım!
bd.
17.mart.2013
16 Mart 2013 Cumartesi
neclalı şiyirler. 5.
I.
bir kadın sevmiştim
yağmurlu bir ilkbahar sabahıydı
ağaçların çiçek açan taze dalları
esen hafif rüzgârla savrulurdu
turuncuya çalan bir meteordu güneş
364 gün birden
o günü kıskanmıştı
perşembeydi
ölmek için çok yanlış bir zamandı!
II.
bir kadın sevmiştim
usulüne uygun şekilde, uzaklardan
III.
bir kadın sevmiştim
yağmurlu bir ilkbahar sabahıydı
yağmur değil şiirler ıslatırdı bizi
martılar güvercinlerle sevişirdi
işte o sabah
bir kadın sevmiştim
inkar edemem
çok sevmiştim
vazgeçemem
çok sevmiştim
çünkü aşık olmak için ortam çok müsaitti!
çünkü her gördüğüm Necla'ydı sanki!
bd.
onaltı.sıfırüç.2013
bir kadın sevmiştim
yağmurlu bir ilkbahar sabahıydı
ağaçların çiçek açan taze dalları
esen hafif rüzgârla savrulurdu
turuncuya çalan bir meteordu güneş
364 gün birden
o günü kıskanmıştı
perşembeydi
ölmek için çok yanlış bir zamandı!
II.
bir kadın sevmiştim
usulüne uygun şekilde, uzaklardan
III.
bir kadın sevmiştim
yağmurlu bir ilkbahar sabahıydı
yağmur değil şiirler ıslatırdı bizi
martılar güvercinlerle sevişirdi
işte o sabah
bir kadın sevmiştim
inkar edemem
çok sevmiştim
vazgeçemem
çok sevmiştim
çünkü aşık olmak için ortam çok müsaitti!
çünkü her gördüğüm Necla'ydı sanki!
bd.
onaltı.sıfırüç.2013
4 Mart 2013 Pazartesi
;
göz kapakların;
dünyaya açılan kapılarım.
avuçların; kocaman ülkeler,
parmaklarım; turist.
benim fincanım; dudakların,
ellerim; kalbine yolcu.
kirpiklerin yapraklar olur da;
yaslandığım kucağın; ağaç gölgesi.
sesin; deniz kıyısı.
ve sahilinden toplarım sözcükleri.
damarların; yollarım
üstünde gezen gözlerim; kaybolmuş yabancı.
kokun; bana rakı.
ben; mezesi.
cansusena 4/mart/13
2 Mart 2013 Cumartesi
neclalı şiyirler. 4.
adam
kadın
ve
çay kaşığı
kadın
ve
çay kaşığı
Günlerden bir gün oturmuşlar bir çay bahçesinde
Adam, hayli ağırbaşlı ve sakin
Kadın, yeni doğmuş bir bebek gibi heyecanlı ve kıpır kıpır
Adam, hayli sessiz ve düşünceli
Kadın, dedikoducu mahalle karıları gibi çenesi düşük ve ısrarcı
Evlenmeyi düşünüyorlarmış
Öyle diyor çay kaşığım
Evleneceklermiş evlenmesine de
Adamın ne işi varmış ne gücü
Öyle diyor çay kaşığım
Adam demiş ki kadına:
İyi güzel ama
Nasıl mutlu ederim ben seni
Nasıl gülümsetirim
Nasıl rahat ettiririm
Kadın demiş ki adama:
Sen benim kadar sev beni, gerisini ben hallederim
Kadın 'ben hallederim' demiş demesine fakat
Kadının hali adamdan betermiş
Öyle diyor çay kaşığım
Adam da anlayamamış durumu
Kadın açıklamış:
Bak, demiş, iyi dinle beni, demiş
Tanrı ile aram iyi, demiş
Kuşların nesli hâlâ tükenmedi, demiş
Mavi hâlâ gökkuşağını terk etmedi, demiş
Ve sen, demiş
Sen de terk etmedin
Üstelik beni sevdinÜzerimizden kuşlar geçerken bunu söyledin
Ve tüm bunlar biraradayken
Gülümsemek, mutlu olmak için
Başka hiçbir şeye ve hiçkimseye ihtiyaç yok, demiş
Adam susmuş
Sarılmış kadınına
Omzundan öpmüş onu
Birini omzundan öpmek, büyülerin en ihtişamlısıymış
Öyle diyor çay kaşığım
Kadının adı ne miymiş
Neclaymış
Necla mıymış
Neclaymış, hah, ne tesadüfmüş
Öyle diyor çay kaşığım
Ben çay kaşığımın yalancısıyım
bd.
0iki.0üç.2013
24 Şubat 2013 Pazar
neclalı şiyirler. 3.
biliyorum
gökyüzü yeterince kalabalık
yeryüzü yeterince aşağılık
biliyorum
hiçbir yere ait değilim ve
hiçbir yer de bana ait değil
biliyorum on iki saatte bir
aç karnına
bir duble şiir
biliyorum, iyi ezberledim
yokmuşum ve yokmuşsun gibi devran
biliyorum her elveda yarım kalır
biliyorum dağlar yelsiz kalmaz ve zamanla alışırım
biliyorum necla, biliyorum. lütfen sus artık
bd.
24.02.ikibinon3
gökyüzü yeterince kalabalık
yeryüzü yeterince aşağılık
biliyorum
hiçbir yere ait değilim ve
hiçbir yer de bana ait değil
biliyorum on iki saatte bir
aç karnına
bir duble şiir
biliyorum, iyi ezberledim
yokmuşum ve yokmuşsun gibi devran
biliyorum her elveda yarım kalır
biliyorum dağlar yelsiz kalmaz ve zamanla alışırım
biliyorum necla, biliyorum. lütfen sus artık
bd.
24.02.ikibinon3
23 Şubat 2013 Cumartesi
Tanrı; hiç ağlar mı?
tanrı hiç ağlar mı diye sordu.
insanlar nasıl ölüyor sanıyorsun sen?
tanrının ağladığı damlalarda boğulurlar.
tanrı olduğu için dedim.
öylece evrenin tepesine oturup;
her şeye uzaktan hükmedip;
sayılamayacak güce sahip olmasına rağmen,
insanlara mutluluğu veremediği için ağlar.
yani diyorsun ki. tanrı ağladığı sürece ölür insanlar.
hayır dedim,
mutlu olamadıkları sürece ölür insanlar.
tanrı bizi yaratırken fazla nefret, kin, kibir koymuş kalplerimize.
ve sonra bununla savaşabilmemiz için demiş ki;
irade sahibisiniz ey insanlar.
“iyi” olmaya çabalarken hepimiz;
mutluluğu unutmuşuz.
tanrının yalnız kalmaması için yarattığı oyuncaklardık; biz.
dünya ise onun için; küçücük bir oyuncak evdi.
o; bizi izleyip, eğlenecekti.
ama sonra ne olmuş tahmin et?
ne olmuş? sıkılmış mı oyuncaklarından tanrı.
hayır dedim.
tanrı. oyuncaklarını sevmeye başlamış.
çok sevmiş hemde.
sonrasında da böyle ağlar olmuş.
o ağladıkça ölmüş insanlar.
ve insanlar öldükçe;
daha çok ağlamış tanrı.
cansusena 23/2/13
cansusena 23/2/13
16 Şubat 2013 Cumartesi
bir ölünün not defteri. 7.
bu cümlelere kalbinde yer veren insanlara
*yalnızlık üzerine -yine ve yine-
Yalnızlığı anlatmaya çalıştık. Kendimizce afili tanımlamalar yaptık. Her şiirde yalnızlığı gördük, her romanda masum karakterin yalnızlığını okuduk. Oysa yalnızlık, her şeyin toplamıydı. Oysa yalnızlığa her şeyin toplamıydı derken bile, yalnızlığı bir kalıba sığdırmaya çalıştık. Ve en büyük hatayı da, yalnızlığı aşk'a mâl etmekle yaptık.
*aşk'ın şiirlerle olan ilişkisi üzerine -yine ve yine-
Aşk'ın yaşaması için gerekli hava şartları
Sadece
Şiirlerde vardır!
*çiçekleri kıskanan kelebekler üzerine
Hayata gözlerini yeni açmış bir bebek
Güzelliğindeki o masum çiçeği
Anlatamam burada
Kabul etmez kelebekler!
*güzel birkaç adam üzerine
Bir gece ansızın "Ben de yazacağım ulan! Şu kahpe dünyanın kalbine bir mızrak da ben sallayacağım!" diye celalleniverdim.
Sonra murat menteş diye bir herifin dublörlü mublörlü bi romanını okudum, yazmaktan vazgeçtim! Bu şokun üzerine yetmezmiş gibi ah muhsin ünlü diye ismi tuhaf (ki öğrendim ki, gerçek ismi onur ünlü imiş) bir herifin alen.. alen neydi lan.. heh, alengirli şiir diye bir şiirini okudum, şiirden vazgeçtim!
Şu an anladım ki böyle adamlar yazıyorken, benim yazmam caiz değilmiş abiler. Allah günah yazarmış.
Son zamanlarda da franz kafka diye bir gençten söz ediyorlar. Hayır, onu asla okumayacağım, yaşamaktan da vazgeçmek istemiyorum!
*bok üzerine
Teorik olarak yemek yemek bizim için ne kadar önemliyse, sıçmak da o kadar önemli.
İnsan su içmeden yaşayamazsa, sıçmadan da yaşayamaz.
Fakat yemek yerken gösterdiğimiz özeni, (amına koyim) (maalesef) sıçarken göstermiyoruz.
Yemek duası var mesela.
Kaçınız sıçarken dua ediyor?
*ölüm üzerine
Ölüler hayal kuramıyormuş, öyle dediler.
Ben de bu yüzden bir süre daha yaşamaya karar verdim.
bd.
onaltı.sıfır2.ikibinon3
8 Şubat 2013 Cuma
neclalı şiyirler. 2.
bu kadar kalabalık değildi şehir
bu kadar gri değildi gökyüzü
ağaçlar bu kadar yalnız ve kahverengi
sessizlikler bu kadar ölümcül değildi
bu kadar çekilmez bir adam da değildim
sen gelmeden önce
sen geldin
ve
hayallerimin yünlü battaniyesini üzerine örttün
şimdi ben üşüyorum
oysa Necla
hayallerim ikimize de yeterdi
oysa Necla
battaniyem çift kişilikti
bd.
sıfır8.sıfır2.2013
bu kadar gri değildi gökyüzü
ağaçlar bu kadar yalnız ve kahverengi
sessizlikler bu kadar ölümcül değildi
bu kadar çekilmez bir adam da değildim
sen gelmeden önce
sen geldin
ve
hayallerimin yünlü battaniyesini üzerine örttün
şimdi ben üşüyorum
oysa Necla
hayallerim ikimize de yeterdi
oysa Necla
battaniyem çift kişilikti
bd.
sıfır8.sıfır2.2013
7 Şubat 2013 Perşembe
ruh yoksulluğu
saat gecenin en ölü zamanlarıdır
tanju okan çalıyordur radyoda
bir tek sen dinliyorsundur o an radyoyu
karanlıkta kendini arıyorsundur mahçup mahçup
sonra çişin geliyordur
içkiyi biraz fazla kaçırmışsındır
klozeti bulmak başarılı bir nokta atışıdır senin için
masallara inanmazsındır
fakat sen de beyaz atlı prens olmak istemişsindir
ve bilirsin ki mezarlıklar süper kahramanlarla doludur
saat gecenin en ölü zamanlarıdır
tanju okan çalıyordur radyoda
en son sevgilin terk ettiğinde sığınmışsındır tanju okan'a
en son sevgilin terk ettiğinde içmişsindir bu kadar
en son sevgilin terk ettiğinde rezil olmuşsundur annene ve rüsva
gözkapakların irisi işgal etmeden önce
ufak bir not bırakmışsındır gezegene
mutsuzluğun farkına varmak da insanı mutlu eder,
diye
ve biteviye ıstırap cümbüşü
bd.
sıfır7.sıfır2.2013
tanju okan çalıyordur radyoda
bir tek sen dinliyorsundur o an radyoyu
karanlıkta kendini arıyorsundur mahçup mahçup
sonra çişin geliyordur
içkiyi biraz fazla kaçırmışsındır
klozeti bulmak başarılı bir nokta atışıdır senin için
masallara inanmazsındır
fakat sen de beyaz atlı prens olmak istemişsindir
ve bilirsin ki mezarlıklar süper kahramanlarla doludur
saat gecenin en ölü zamanlarıdır
tanju okan çalıyordur radyoda
en son sevgilin terk ettiğinde sığınmışsındır tanju okan'a
en son sevgilin terk ettiğinde içmişsindir bu kadar
en son sevgilin terk ettiğinde rezil olmuşsundur annene ve rüsva
gözkapakların irisi işgal etmeden önce
ufak bir not bırakmışsındır gezegene
mutsuzluğun farkına varmak da insanı mutlu eder,
diye
ve biteviye ıstırap cümbüşü
bd.
sıfır7.sıfır2.2013
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

