oturma odası.

2 Mart 2013 Cumartesi

neclalı şiyirler. 4.

adam
kadın
ve
çay kaşığı

Günlerden bir gün oturmuşlar bir çay bahçesinde
35'inde bir adam ve gözleri yeşil bir kadın
Adam, hayli ağırbaşlı ve sakin
Kadın, yeni doğmuş bir bebek gibi heyecanlı ve kıpır kıpır

Adam, hayli sessiz ve düşünceli
Kadın, dedikoducu mahalle karıları gibi çenesi düşük ve ısrarcı

Evlenmeyi düşünüyorlarmış
Öyle diyor çay kaşığım
Evleneceklermiş evlenmesine de
Adamın ne işi varmış ne gücü
Öyle diyor çay kaşığım

Adam demiş ki kadına:
İyi güzel ama
Nasıl mutlu ederim ben seni
Nasıl gülümsetirim
Nasıl rahat ettiririm
Kadın demiş ki adama:
Sen benim kadar sev beni, gerisini ben hallederim
Kadın 'ben hallederim' demiş demesine fakat
Kadının hali adamdan betermiş
Öyle diyor çay kaşığım
Adam da anlayamamış durumu
Kadın açıklamış:
Bak, demiş, iyi dinle beni, demiş
Tanrı ile aram iyi, demiş
Kuşların nesli hâlâ tükenmedi, demiş
Mavi hâlâ gökkuşağını terk etmedi, demiş
Ve sen, demiş
Sen de terk etmedin
Üstelik beni sevdin
Üzerimizden kuşlar geçerken bunu söyledin
Ve tüm bunlar biraradayken
Gülümsemek, mutlu olmak için
Başka hiçbir şeye ve hiçkimseye ihtiyaç yok, demiş
Adam susmuş
Sarılmış kadınına
Omzundan öpmüş onu
Birini omzundan öpmek, büyülerin en ihtişamlısıymış
Öyle diyor çay kaşığım
Kadının adı ne miymiş
Neclaymış
Necla mıymış
Neclaymış, hah, ne tesadüfmüş
Öyle diyor çay kaşığım
Ben çay kaşığımın yalancısıyım


bd.
0iki.0üç.2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder