oturma odası.
31 Ekim 2014 Cuma
v e f - a h
Babil’in asma bahçelerinde asılı bir baş
boynunda mor bir ölümün izleri –bakışları uçsuz
varlığından mahcup bir idam sehpasının hüznü var gölgelerde
bir kuyu var, faniyim ve o kuyunun en dibindeyim
-içinde soğuk öksürükler, bitkin hıçkırıklar-
bir kuyu var, karanlığım, kabirdeyim;
beni ancak Yusuf anlar
vefalıysa eğer bir toprak, çiftçisine sahip çıkar
vefalıysa eğer bir ümmet, peygamberine sahip çıkar
vefalıysa eğer bir baba, evladına sahip çıkar
vefalıysa eğer bir aşık
-işte burası derin bir boşluk
sonsuz bir muamma-
vefalıysa eğer bir aşık
aşkına mı sahip çıkar
aşık olduğuna mı?
hayal:
belki bir dut ağacının altında kesişir bakışlarımız
-ki en makul muhtıradır bu çaresizliğime-
Babil’in asma bahçelerinde doğdu kör bir kırlangıç
dağlara çarpıp geri dönen bir yel yalnızlığı var
-ki muhakkak hakikat bu-
bir deniz düşün, sırılsıklam olmuş dalgalardan
beni ancak yağmur kurtarır
beni ancak o yağmuru yağdıran kurtarır
eylül, 2014
batuhan durak
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder