geçtiğin her sokağı belle, en derinden şakaklarının
kendinden kaçarsan gönül uçsuz bucaksız araftadır
ve kalbin kayıp bir kayıksa en lacivert okyanusta
fazla uzaklara adanma! yolun
bir çocuğun tok karnına ağlamasında son bulur
– eğer göremiyorsan, perden çok karanlıksa
bence işe önce kornişi söküp atmaktan başla
geçtiğin her sokağı belle, en derinden şakaklarının
elbet sende de bulunmayı bekleyen bir cennet vardır
duvarlar durdurmasın seni –duvarlar beşeridir
elbet o surları yerle bir edecek bir top vardır
–temiz hava vardır, ferahlatır
sigara dumanı vardır, rahatlatır
geçtiğin her sokağı belle, en derinden şakaklarının
bir sevda ki bak bilmem kaçıncı sene-i devriyesinde
ama hâlâ züleyha’nın dilinde yusuf’u anlatacak
bir sözcük yoktur!
bu nedenledir lafımız boştur
–velhasıl hasret vardır! hasret vardır!
haşyet vardır!
geçtiğin her sokağı belle, en derinden şakaklarının
her güzel şiirin sonu bir sigara yakmayı gerektirir
yazık! her yanımız melekken biz garipler şeytanı seçmişiz
sevmek güzel şeydir, şiddetle tavsiye ederiz
yazık! biz garipler sevmeyi nereden biliriz
ama herkes bir yerden başlarmış sevmeye
kimi kavminden kimi anadan kimi allah’tan
işte o vakit geldiğinde, başladığımızda sevmeye
sahiden dünyadaki her şeyin birden
değersizleşiverdiği o vakit geldiğinde
kaybolduğun efsunlaştığın çıldırdığın
o vakit geldiğinde
dünya başka başka hallere büründüğünde
sahiden sevmek gönlünde nüksettiğinde
bir daha asla kurtulamazmışsın ondan -
bağımlılık yaparmış
eylül.
2014.
ben hala okuyorum lan bunları. gece gece güzel oldun yalnızlığıma. eyvallah! yolun düşerse gel buralara bi' çay içeriz. ama buralara kimsenin yolu pek düşmüyor. yalnızlığım da ondandır belki.
YanıtlaSilbi çayını içerim ne yalan söyliyim..
Siltemiz hava vardır, ferahlatır
YanıtlaSilsigara dumanı vardır, rahatlatır
Ağzına sağlık kardeşim yazmaya devam et sen
yazmaya devam ediyor musundur
YanıtlaSilburalara ugruyor musundur
umarım öyleymişsindir