oturma odası.

10 Haziran 2013 Pazartesi

yumuşak ge

haziran'ın  boktanlığı üzerine

Güneş de her insan gibi
zaman zaman işe yarıyor sadece
hele ki yaz aylarında
güvenilmez bir puşt oluyor kendisi

ve aylardan haziran olunca
yaz tatiline çıkıyor tüm bulutlar

hâl böyleyken

buzullar erirken
kuraklık insanlarla sevişirken
karıncalar bile yürümekte güçlük çekerken
yaşamak hayli zorlaşıyor
ve bir ağacın gölgesine sığınmaktan
başka çare kalmıyor

ve aylardan haziran olunca
dünya gezegeninde
dehşet ve vahşet, katliamın ana temaları oluyor
satürn halinden memnun fakat
ürkek bukelemunlar
kanadı kırılmış sivrisinekler
-ki yaralı bir böceği andırıyorlar-
keyfi kaçırılmış akbabalar
hesap sormak niyetindeler

ve aylardan haziran olunca
ani bir kararla anayasadan çıkarıyorlar maviyi
bütün martıları malta'ya sürgün ediyorlar
hücrelerde işkence ediyorlar kelebeklere

ve aylardan haziran olunca
gelinler damatlık
damatlar gelinlik
giyiyorlar
halk endişeyle gidiyor düğünlere
gelinin amcası
bileziği kime takacağını şaşırıyor

ve aylardan haziran olunca
şiir terk ediliyor
çünkü bazı geri zekalılar
şiirin aşk acısı çekmekten ibaret olduğunu sanıyor

ve aylardan haziran olunca
alfabenin en güzel harfi
yumuşak ge
oluyor.


bd.
on.sıfır-altı.2013

4 yorum:

  1. Ilk ne desem bilemedim de, sunu diyeyim "bokumsu bisiy" degil. Iyi, baya iyi.

    YanıtlaSil
  2. Günes altında yürümekte zorlanan bir karınca bile
    Daha özgür benden
    Ve bağlı olduğum şu lanet zincirden
    Çünkü keyfi kaçırılmış bir akbaba
    Heyecanla ölümümü bekliyor
    Bilmiyor ki
    Seni sevdiğim kadar ölüyüm ben

    ad.

    YanıtlaSil