oturma odası.

27 Ocak 2013 Pazar

neclalı şiyirler. 1.

ahşap evlerin bulunduğu sokaktan geçiyordun
o çok sevdiğim mavi gömleğin vardı üzerinde
pek bir afiliydin doğrusu
bir de o ibne oğlu ibne vardı yanında
elini tutmuştu
sırıtıyordu sana
seni sevdiğini tekrarlayıp duruyordu soktuğumun yalancısı
sırıtırak söylüyor bir de Necla, sırıtarak
sen bu çocuğa nasıl tahammül edebiliyorsun

bak Necla, şu yaşlı kaldırım taşları var ya
aralarından otlar fışkırmış olan o kaldırım taşları
iyi bak onlara
seni onun kollarında görmekten utanır haldeler

bak Necla, şu gördüğün ahşap evler var ya
duvarlarına adlarımızı kazıdığımız o ahşap binalar
iyi bak onlara
eline tutan kravatlı pezevengin üzerinde enkaz olmak ister haldeler

oysa o ahşap evler, o yaşlı kaldırımlar
bizi severlerdi Necla, bilirdin
ben de seni severdim, hem de çok severdim, bunu da bilirdin
fakat bilmemezlikten gelirdin


bd.
yirmialtı.01.2013

23 Ocak 2013 Çarşamba

8. 15 vapuru

8. 15 vapurundaydı ve nasıl öleceğini kurguluyordu genç adam.

Ardından vapur kalktı, Beşiktaş'a geçti.
Genç Adam vapurdan indi, 32 saniye ışıklarda bekledi, karşıya geçti, çarpıştığı bayandan özür diledi, iş yerine vardı, patrondan azar işitti, öğle yemeğinden sonra bir sigara içti, işten çıktı, sokağın girişindeki bakkaldan bir ekmek aldı, evine gitti, evinde onu bekleyen yalnızlığıyla sevişti, televizyonun karşısına geçti, kanalları dolaştı, çok boktan bir siyaset programına takıldı ardından uyuyakaldı ve osura osura uyudu.

Sabah kalktı, kahvaltı etmeden evden çıktı, köşedeki pastaneden poğaçasını aldı, Kadıköy iskelesine geldi, akbilini o siktiriboktan alete dokundurdu ve vapura bindi.

8.15 vapurundaydı ve nasıl öleceğini kurgulamaya devam ediyordu genç adam.

Belki de ölüyordu. Ya da çoktan ölmüştü.

Sigara aldığı büfedeki adama sordu: "Abi sence ben ölü müyüm?" Cevap alamadı. Patronuna sordu: "Efendim sizce ben ölü müyüm?" Cevap alamadı. İskeledeki güvenlik görevlisine sordu: "Kardeş sence ben ölü müyüm?" Yine cevap alamadı.

Genç Adam, gerçekten ölüydü. Sadece kabullenmesi için biraz zamana ihtiyacı vardı.

bd.
yirmiüç.sıfırbir.2013

19 Ocak 2013 Cumartesi

bir ölünün not defteri. 6.

ne başlangıcı var ölümün ne de sonu...

a.


sesin!..
beni benden alan lanet bir melodik tınıdan başka bir şey değil.


b.

kim bilir
ne günahlar işleniyordur tek kişilik yataklarda
kim bilir
ne günahlar çıkarılıyordur bir dudaktan öteki dudağa


c.

mutlu olmak hoş ama
o mutluluğun hüzne dönüşme evresi var bir de.

d.

çoğu şair
çocuk yaşta ölür.

daha çocukken şiiri terk etmek zorunda kalır
çoğu şair.

çünkü burada
mühendisler şairlerden daha önemli şahsiyetlerdir,
her zaman.

e.

gökyüzü siyaha boyanmış,
saat gecenin ikisi.

fahişeler; ağlayan şehrin, yalnız ve ıssız sokaklarında..
ve kaçı şu an iş başında!


f.


bu o-r-o-s-p-u-ç-o-c-u-ğ-u dünyada tuhaf bir tat var.
içinde bulunmaktan nefret ediyorsun;
fakat onsuz yapamıyorsun.

g.

beyaz geceler yok artık.
ayın gülen yüzü de yok;
yıldızların aşk dolu ışıltıları da.
gökkuşağı da uğramaz bir daha.


hepsi senin yüzünden.


h.


ah şu yirmibirinci yüzyıl aşkları yok mu!

koskoca Nazım'ı bitirdiler...


bd.

13.01.ikibin13

15 Ocak 2013 Salı

Yazmazsam deli olacaktım

Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. 
Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi? 
Burada, namuslu insanların arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? 
Yapamadım. 
Koştum tütüncüye, kalem, kağıt aldım.
Oturdum. 
Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkarttım.
Kalemi yonttuktan sonra tuttum öptüm. 
Yazmazsam deli olacaktım...

8 Ocak 2013 Salı

ner'deydin?

Geceydi.
Karanlıktı.
Çok karanlıktı.

Korktum.
Çok korktum.

Seni aradım.
Bulamadım.
Aradım.
Bulamadım.

Ve yine aradım.
Ve yine bulamadım.

Ben de yıldızlara sığındım.
Olmadığın her gece,
başka başka yıldızlarla tanıştım.
Onlara seni anlattım.

Seni hep aradım.
Seni hep bulamadım.


bd.
sen'li şiirler manifestosu. 1.

5 Ocak 2013 Cumartesi

"bir şey yok" dedim, tanrıya


bir kuş olmak istedim, binlerce özgür.
uçacağım dedim.
gezip her şeyi göreceğim,
belki aşık olacağım,
hem de bir kediye!
onu takip edip duracağım sonra,
ufuktan onu izleyeceğim
ve belki bir gün beni öldürmesine bile izin vereceğim.
daha da yakınında, patilerinin arasında olmak için.
ama bir kuş olsaydım,
tanrı kesin kafese koyardı beni.
zorla şarkı söyletir.
ve insanların o pislik yaşamlarını,
tatlandırmam için çıt çıkarmamamı tembihlerdi.
bir balık olmak istiyorum dedim, binlerce özgür.
okyanus okyanus dolaşacağım.
balık sürüleriyle arkadaş olacağım,
bir deniz kaplumbağasıyla dost olup
maceralara atılacağım.
mercanların arasındaki mavilerde,
hayatı seveceğim
ama bir balık olsaydım.
tanrı kesin akvaryuma koyardı beni.
camdan dört duvar arasında
sefaletten ölürdüm sanırım.
sonra,
"bir şey yok" dedim, tanrıya.
işine devam et sen.
ben her türlü hapsolmuşum.