oturma odası.

29 Eylül 2012 Cumartesi

günes kadar mavi.

Lori, bana bak. Bana bak Lori. Al şunu. Al şunu ve parçala beni. Organlarımı al ve sat onları. Parça parça yok et beni. Yok et bedenimi. Yok et, Lori:

bedenimden kurtulmam ve

sonsuzluğa ulaşmam gerek.
yardım et bana.


Lori, duygularımdan da arındır beni. Vicdanıma işkence et. Kimseler duymasın. Kes, böl, parçala, lime lime et beni. Güneş kadar soğuk vücudum. Hadi başla, Lori. Her saniye daha da boktanlaşıyor hayat. Hayat, Lori:



kullanıp atılmış bir kondom misali.

Lori, temiz yaşamak isterdim ve temiz kalmak ve temiz ölmek. Ama geç kaldım. Kelimeler de kirlendi. Gölgemi de alıp gitmem gerek. Dinle beni, Lori:


tüm renkler aynı mavilikte.
ölümü
ilk defa tecrübe ediyorum.

Lori, düşün ki, ben bir kitabım. Yırt sayfalarımı. Merak etme roman mı yahut şiir mi olduğumu. Sana bir faydam dokunmaz Lori. Yak beni. Isınırsın, Lori:


işini bitirdikten sonra
şarabına
biraz kanımdan ekle.
tadı hiç fena değil, denemiştim.


Lori, anlamıyorsun.
Yaşadıklarım ve yaşamadıklarım ve yaşayamadıklarım.
Hepsi benden uzak; uzak olduğu kadar da yakın.
Bu kadar saçma işte.
Haydi, Lori:


gözlerini kapat ve
ilk bıçak darbesinden sonrasını düşünme.


Ya da.. unut her şeyi.
Yol ver bana, yol yap beni, yolun şeritlerini de kanlarımla çiz, uzun bir yol olsun, uzun Lori:


gitmem gerek.

Nasıl ve nerede doğacağımı seçememiştim, bırak da
nasıl ve nerede öleceğimi seçeyim be Lori. Teşekkürler Lori.

elveda Lori; elveda tüm Loriler.



29.09.ikibin12
Batuhan. Durak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder