oturma odası.

1 Haziran 2012 Cuma

Azrail'i beklerken

Kimse görmüyor mu?
Eriyor günbegün, ölüyor…
Kimse anlamıyor mu?
Kafasından geçenleri, geçecekleri…
Kimse görmüyor mu?
Adam karanlıklar içinde.
Kimse yakmayacak mı ışıkları?

Ne berbat insanlarmışsınız!

Yaşama arzusu kalmamış,
Köşesine çekilmiş, sigarasını yakmış,
Azrail’i bekliyor.

Geçmişinden nefret ediyor.
Bu yüzden,
beynini çıkarıp çöp kovasına yollamak istiyor.
Ya da ne bileyim,
hafızasını otobüste unutmak falan.

Kimseyle sevişmediği için aids olma riski yok;
ama yaşamaya da gücü…
Anlıyor o an;
yalnızlığın,
kanser olmaktan daha amansız bir hastalık olduğunu.

Ne bahtsız bir kader!

Göz torbaları şişmiş, uyuyamıyor.
Sakalları uzamış, kesemiyor.
Karanlıktaki gölgesinden bile korkuyor.

Yaşamıyor,
ama nefes alıyor.
Sevmiyor,
ama kalbi atıyor.
Konuşuyor,
ama kimse duymuyor.


Bd - Hazirana başlarken, 2012.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder