oturma odası.

5 Mart 2012 Pazartesi

yeni binalar yaparız, yıkılır...

Biliyor musun: Söylemekle bitmiyor hiçbir şey...      
        
Yani, içi boş cümleler kurmayacaksın. Kimseye, sonunda hayal kırıklığına uğrayacağı umutlar vermeyeceksin. Söyleyeceğin şeyi, önce kendi içinde sindireceksin. Ağzından çıkacak kelimeleri kafanda tartacaksın. Kimseyi boş vaatlerle oyalamayacaksın.
        
Mesela: Birine "Seni Seviyorum" deme cesaretini kendinde buluyorsan; aynı cesaretle, sevdiğini de göstereceksin!
        
Aşkın tüm dengesizliğine rağmen, ayakta tutacaksın "sevgi"ni. İlk günkü gibi seveceksin. Ve "sevgi"nin biraz olsun azaldığını düşünüyorsan şayet; gideceksin! Her şey daha da kötü olmadan gideceksin...
Aşkının ilk günkü tutkuyla sürmesine rağmen, zor günler de geçireceksin.
Artık kaybettiği düşündüğün günler...
İşte o anda, hayallerini kullanacaksın. Gerçek hayatın en büyük saçmalıklarına karşı silahın yine hayallerin olacak.
Hayallerine sarılacaksın, kırk yıldır yolunu gözlediğin sevgilini bulmuş gibi... Sıkı sıkıya...
Ve tabii ki, üçüncü kişilerle de uğraşmak zorunda kalacaksın. O kişilere "Deprem" gözüyle bakarım ben.
Neden mi?
Üçüncü kişilerle, depremler arasındaki benzerliklerden bahsedeyim istersen...
       
O kişilerin hayatını ne zaman mahvedeceğini bilemezsin. Aynı, depremin de ne zaman olacağını bilememen gibi. O kişilerin gelmesini de engelleyemezsin. Aynı, depremin de olmasını engelleyemediğin gibi. Ama o kişilere karşı önlemini alabilirsin. Aynı, olası bir deprem için önlemler alabileceğin gibi...
Ve anlayacağım, o depremden kurtulmakta yine senin elinde!

Ancak, bazen, her ne kadar "sevgi"nle ayakta tutmaya çalışsan da engelleyemezsin bazı şeyleri. Yine deprem gibi...

Yani, depreme karşı istediğin kadar önlem alsan da, temeli sağlam olmayan bir bina sarsıcı bir depremde yıkılıverir.
         
Temeli sağlam olmayan ilişkiler de aynı bu şekilde yıkılmaya mahkûmdur!

Ardından, yıkım sonrası süreçte, belki de hayatımızın en büyük hatalarını yapıyoruz.
          
Yıkılan bir binadan kalan beton yığınıyla, yeni binalar inşa etmeye çalışırız. Ancak yeni yaptığımız binanın eskisinden daha da dayanıksız olacağını bilemeyiz...
         
Yeni binalar yaparız, yıkılır, kaybederiz. Yeni binalar yaparız, yıkılır, kaybederiz. Tekrar binalar yaparız, tekrar yıkılır, tekrar kaybederiz...
 
Ve en son da paramparça oluruz...

bd., 05.03.2012
         

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder