oturma odası.

29 Haziran 2013 Cumartesi

dinozor ruhlu ben

ruhumu bir trafik kazasında kaybettik!
bir tren çarptı ruhuma;
bir gemi üzerinden geçti ruhumun;
bir uçağın kanatları altında kaldı ruhum.



-ana haberlerde belki görmüşsünüzdür



halbuki daha çok gençti..
daha ne günahlar işleyecektik beraber
daha ne tevbeler edecektik
daha ne şiyirler kusacaktık kağıtlara
sonra o şiyirleri sana postalayacaktık
yokluğuna ağlayacaktık
küfürler edecektik ardından
pencerene yumurtalar atıp kaçacaktık


-ve bilinmelidir ki:
ruhumun katili
şu anlamsız yaşam mücadelesi



ruhumu kaybettikten sonra ben de kayboldum
yaşayamaz oldum
aldığım nefesi içimde tutamaz oldum
yediğim pilavı sıçamaz oldum


-yaşamaya çalışsam da
sınavda yapamıyorum


bir gece ansızın uyandım
saçma ama işe yarar bir fikir geldi aklıma!
ertesi sabah doğruca gittim bir petshopa
bir hayvan alayım dedim ruhumun yerine
bana eşlik etsin


-hem uyum sorunu da yaşamayız


bol miktarda kedi çarptı gözüme
oyuncak gibi köpekler
şirinlikte sınır tanımayan civcivler
kafeslerin içinde gülümseyen kuşlar
ve köşede kendi yalnızlığını oynayan
yavru bir dinozor


-bence dinozorlar bütün hayvanların karışımı
gibi bir şey!


sordum petshopçu kılıklı herife
bunun aşıları tamam mı falan diye
evet dedi sevecenlikle
verdim bir elli kağıt aldım dinozorumu
tarih öncesinden kalma bir kişiye de
tarih öncesinden kalma bir hayvan yakışırdı ancak!


-ha bu arada, şey,
bu dinozorlar neyle beslenir bileniniz var mı?


bd.
yirmisekiz.06.2013

23 Haziran 2013 Pazar

neclalı şiyirler. 9.

Üzerimizden geçmesi gereken bulutlar var
Bizi el ele görmek isteyen portakal gibi güneş
Yaşanmayı bekleyen anılar var
Ve Yunanistan'da ekonomik kriz

Ve gülümsemene hasret gözler var
Bir de çişim


Sen de bilirsin
Beklemek, çoğu zaman yetmez
Bence de yetmez
Amerika'ya göre de yetmez
Mezardakilere göre de yetmez


Hepimiz bunu bildiğimizden
Bir karar aldık
Tomaları hazırladık:

Ben
Ve
Çileli Anadolu kadınının
tek tek dokuduğu ipek kilimler
Ve
Alev alan buz dağları
Ve
Hayallere dalmış papatyalar
Ve
Yeşile çalan hırsızlar
Bir olduk
Kapına dayandık
Ya efendi efendi kapıdan çık dışarı
Ya da atla pencereden tutalım

Bu yol kısa ama sonsuz

İnat etme artık
Gel!
Martıları üzmenin
Kelebeklerle polemiğe girmenin
Bir anlamı yok

Gel!



bd.

10 Haziran 2013 Pazartesi

yumuşak ge

haziran'ın  boktanlığı üzerine

Güneş de her insan gibi
zaman zaman işe yarıyor sadece
hele ki yaz aylarında
güvenilmez bir puşt oluyor kendisi

ve aylardan haziran olunca
yaz tatiline çıkıyor tüm bulutlar

hâl böyleyken

buzullar erirken
kuraklık insanlarla sevişirken
karıncalar bile yürümekte güçlük çekerken
yaşamak hayli zorlaşıyor
ve bir ağacın gölgesine sığınmaktan
başka çare kalmıyor

ve aylardan haziran olunca
dünya gezegeninde
dehşet ve vahşet, katliamın ana temaları oluyor
satürn halinden memnun fakat
ürkek bukelemunlar
kanadı kırılmış sivrisinekler
-ki yaralı bir böceği andırıyorlar-
keyfi kaçırılmış akbabalar
hesap sormak niyetindeler

ve aylardan haziran olunca
ani bir kararla anayasadan çıkarıyorlar maviyi
bütün martıları malta'ya sürgün ediyorlar
hücrelerde işkence ediyorlar kelebeklere

ve aylardan haziran olunca
gelinler damatlık
damatlar gelinlik
giyiyorlar
halk endişeyle gidiyor düğünlere
gelinin amcası
bileziği kime takacağını şaşırıyor

ve aylardan haziran olunca
şiir terk ediliyor
çünkü bazı geri zekalılar
şiirin aşk acısı çekmekten ibaret olduğunu sanıyor

ve aylardan haziran olunca
alfabenin en güzel harfi
yumuşak ge
oluyor.


bd.
on.sıfır-altı.2013