oturma odası.

30 Ağustos 2013 Cuma

bana ikinci sigarayı yaktıran şarkılar;

dördüncüyü siliyorum buradan. ve yeni bir dördüncü oluyor. beşinci sırada ki dörde geçiyor. bir altta ki bir üste. bende boş bırakılan yerleri dolduruyorum, bir üstte. boşlukluklarını sildiklerimle tamamlıyorum. dördüncü ben oluyorum. ama sen hep birde kalıyorsun. aramız da muhakkak iki ve üç oluyor. iki ve üçü kıskanmıyorum. iki ve üçü de sileceğim. herkes beşin nasıl iki ettiğini görecek diyorum. iki olup sana daha da yakın kalmayı istiyorum. gözlerin başka rakamlara bakar ya, bütün rakamlar da bire hayran kalır hep. bu arada bana ikinci sigarayı yaktıran şarkılar, hep serseri şarkılar oluyor. üçüncüyü de dördüncüyü de yaktırıyorlar hatta beş bile oluyor. beşte duruyorum. çünkü aslında kaç ettiğimi, ne işe yaradığımı, kaça bölünebileceğimi biliyorum. şu an beşinci sigaramı yakıyorum. iki olamazsam, en ihtimalli durum da bir hiç olmayı kabul edip. sıfır olacağım belki de.

26 Ağustos 2013 Pazartesi

nihayet.

sen yokken anladım
dünyanın bu kadar büyük olduğunu
ve o zaman karıncalara hak verdim
Edip okudum – Ruhi Bey’i andım
Turgut okudum – göğe baktım
tam 682 kuş güney’e göç etti bugün – seni de sayarsak 683
elbette unutmadım

sen yokken anladım
yoksullukla yoksunluğun çok farklı şeyler olduğunu
cebimde 5 lira yoktu – yoksuldum
gözlerinde gözlerim yoktu – yoksundum

sensizlikte birinciliğe oynarım!

sen yokken anladım
sesinin; kulaklarıma değil kalbime işleyen
bir antidepresan olduğunu
–ki bunu şimdiye kadar
hiçbir doktor fark edememişti

sen yokken anladım
aslında hayatında zerre kadar yerim olmadığını
beni hiçbir zaman sevmediğini
senin yüreğinin meclisine girebilmek için
yüzde 10’luk barajı dahi geçemediğimi
halkın da ‘biz’i istemediğini
–aşkın da politikleştiğini
sen yokken anladım

sen yokken anladım – ve nihayet anladım
sen yoktun – ve nihayet yoktun




bd.
ikibin-13

11 Ağustos 2013 Pazar

sakın ha yıkılmasın sevdamız?


olası bir marmara depreminde
sakın ha yıkılmasın sevdamız?
kıçı kaptırmış gökdelenlerin ortasında
başıboş kalmayalım sonra?
gökyüzüne çökünce karanlık
kesilmesin şah damarımız elektrikler gibi?
harabeye dönüşmesin hayallerimiz kadıköy gibi?
ya da bir enkazın altında mahsur kalmayalım
masum bir kedi gibi?

aman diyeyim!
dikkat edelim kendimize mathilda
sevdamıza sahip çıkalım
gülüşlerimize de
gereksiz tartışmalarımızı bile
gözümüzden ayırmayalım
-ve çocuklarımızı pistten alalım.

olası bir marmara depreminde
sakın ha yıkılmasın sevdamız?
solmasın çiçeklerimiz?
huzurevlerinde huzursuzluklar çıkmasın?
üsküdar-beşiktaş vapuru gibi denizin dibini boylamasın
şiirlerimiz?

aman diyeyim!
dikkat edelim kendimize mathilda
kızımızın adını pia koymadan
gidemeyiz asla
attila ilhan'ın yanına.



bd.
iki-bin-on-üç.
tunç devri biterken.