oturma odası.

22 Aralık 2012 Cumartesi

benim adım

1.

ağaçların kahverengiye çalan solmuş yaprakları
hüzünle süzülür gökyüzüne
artık özgür ve ölülerdir

benim adım yaprak

2.

yağmurun toprakla kucaklaştığı o ilk an
tüm insanlık
yaptıklarından utanır

benim adım yağmur

3.

sevdiğin şarkılar da seni terk eder
eskimiş ve sıradan bulurlar seni
işte o sırada
eskimiş ve sıradan bir fon müziği eşliğinde
intihar etmek istersin

benim adım eskimiş ve sıradan

4.

şiirler vardır bir de
her biri yeni bir kıt'anın keşfi gibi
her biri yeni bir gezegenin big-bang'i

benim adım şiir

5.

benim adım sende saklı
sen nasıl seslenirsen bana
benim adım odur aslında


bd.

yirmi2.on2.ikibinon2

15 Aralık 2012 Cumartesi

her gün biraz ölüyoruz

şimdi sessiz bir düşüncenin içindeyiz, hapsolmuşuz
unutulmamak için yazıyoruz, korkuyoruz
ellerimiz donmasın diye yazıyoruz, üşüyoruz
gerçekleri yazıyoruz, demek ki suçluyuz
ne de olsa, türkiye gibi bir ülkenin tam ortasında yaşıyoruz!

bd.
2012.

8 Aralık 2012 Cumartesi

bir asır sonra

bebekleri öldürün
çocukları kaçırın
gençleri dışlayın
yetişkinleri kırbaçlayın
yaşlıları tabutlara hapsedin

göreceksiniz
bir asır sonra
insan diye bir canlı olmayacak
ve dünya
bir asır sonra
-tekrardan-
eski huzuruna kavuşacak..


bd.
08.on2.iki-bin-on2

1 Aralık 2012 Cumartesi

dünyadan manzaralar.

güneş, kaybediyor bugün savaşını.
siyaha boyanıyor tüm evren.
ve yıldızlar,
azınlık hâle geliyor bu sonsuz karanlıkta.

mutluluk, sigortadan emekli oluyor
ve küçük bir sahil kasabasına taşınıyor tüm gülümsemeler.

sonrası ise, bildiğimiz o berbat hikâye:
şehirler insan sıçmaya başlıyor son hızla.
herkes kendi kıçının derdine düşüyor
ve orospuluk, günbegün yaygınlaşıyor.

insanlık,
vahşice öldürüyor kendini on-dokuzuncu yüzyılın başlarında.

tanklar,
çiçekleri ezerek ilerliyor düşman cephelerine.

işte böyle.


bd.
01.12.2012