oturma odası.

21 Ağustos 2012 Salı

bu güruh topraklar

Karalıyorum;
ve elimde bundan başka hiçbir şey kalmadı.

Karanlığın hüküm sürdüğü topraklara atıldım
ve şimdi
daha iyi anlıyorum güneşin hakikatini.

Kelimeler yaşatıyor bu güruh topraklarda
cansız bedenimi.
Kelimeler çok güçlü bu güruh topraklarda:
Bir kelime aşık edip,
aynı kelime nefret ettirebiliyor insanı bir başkasına;
bir kelime hayata bağlayıp,
aynı kelime defalarca öldürebiliyor insanı kanlı yatağında.

Yaşanan her dakika, iyice yontulmuş
her saniyesine, kimsesizlik alıştırılmış.
Ve her bedene, yalnızlık aşılanmış
aşk paramparça edilmiş bu güruh topraklarda.

Aşk yok, kaybetmek yok;
kaybetmek yok, yaşamak yok;
yaşamak yok
fakat ölüm var bu güruh topraklarda.

Önce ölür, sonra bedeninin çürümesini beklersin
ve beklemek zaman alır bu güruh topraklarda.
Kefen siyahtır.
Kurtuluş uzaklardadır.
Yıldızlar bile çekip gitmiştir.
'Sevmiyorum'lar her dile çevrilmiştir bu güruh topraklarda.

Herkes kendini kaybetmiştir
ve tekrar bulmaları için benliklerini
bir aynadan fazlasına ihtiyaç vardır bu güruh topraklar-
da.


bd.
21.sıfırsekiz.2012

18 Ağustos 2012 Cumartesi

bir çiçek

Karşı bahçedeki çiçeklere imrenerek bakanlar,
ayaklarının altında yetişen çiçekleri göremezler.

bd.